25 Ağustos 2013 Pazar

HAYATA VE BİBERE DERİN BİR BAKIŞ:)


 HAYAT ACIDIR, BİBER DE ACIDIR, ÖYLEYSE HAYAT BİBER MİDİR?


Hayat durdurulamaz bir hızda akıp gidiyor. Annemin şehrin göbeğindeki camlı balkonunda pimapenin açma kapama kollarına asarak kuruttuğu biberlerin zamana ve sıcağa yenilişini görünce içime bir hüzün çöktü. Ve başlığa taşıdığım önerme geldi aklıma. Genelde günlük konuşmalarda geyik olsun diye kullanılan bu önerme aslında çok da gerçekti. Basit olarak ifade edilmişti, belki bu sebeple ciddiye de alınmıyordu lakin hayatta bütün önemli dönemeçler böyle basit cümlelerden sonra dönülmez mi? "Özledim, yoruldum, bekledim gelmedin, sevdim, evlendim, anlaşamadım ayrıldım, işe başladım, çocuğum oldu, arkadaşım öldü, " gibi binlerce basit cümle kurulabilir hayatın en acıtıcı ve en güzel yanlarını anlatmak için. 

Hayatın tadı tuzu basit cümlelerimizi kenara bırakarak biberlerimize dönersek resimlerden de göreceğiniz üzere her bir biber aynı zamana, aynı güneşe, aynı konuma kısacası yaklaşık olarak aynı şartlara maruz kaldı ancak sonuçta hepsi farklı bir şekil aldı. Gerek bu süreçte farklı renklere bürünmeleri, farklı yönlere dönmeleri onları birbirinden ayıran, hepsinin aslında özel olduğunu düşündüren bir husustu. 

Tıpkı insanlar gibiydi biberler; hayatta biz de bir çok aynı sınava aynı şartlara tabi oluyor ancak nasıl bir sonuca gideceğimizi biraz verdiğimiz tepkilerle belirliyorduk. Ve hepimiz zamana, mekana, güneşe, buluta, yağmura, kara yeniliyorduk. Rüzgar kimimizin belini büküyordu, kimimizi ise güçlendiriyordu. Güneş birilerine iyi gelirken bazılarını kavuruyordu.

Herkes tıpkı biberler gibi doğuştan getirdiği şekli(=yetenekleri) ve hayat şartlarına verdiği tepkileri(=tercihleri) doğrultusunda nihai şeklini alıyor, kimi güzel bir yemeğe tat verirken kimi sadece bir ısırık alınıp acılığı karşısında çöpü boyluyordu. 

Dilerim güneşli günleriniz bol olsun, zaman sizi eskitmesin ama bir adım yukarı taşısın, zamana daha fazla dayanan kuru haliniz bile birilerinin hayatına güzellik versin, hayatınız çıtır bir yeşil biberken de fazla suyunu atıp kıvama geldiğiniz kuru kırmızı biberken de hatta bu dünyadan ayrıldığınızda ardınızda bırakacağınız eserlerinizle, bir nevi pul ya da toz halinizle de her zaman dillerde tad olarak kalsın:)  

HANDAN KILIÇ  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder