1 Kasım 2013 Cuma

"Tek kelime yeter; ama ya insan o kelimeyi bulamazsa?"



Dün rastladım bu filme ve müthiş görüntülerle insanın yorgunluğunu alan görselliği üzerine iki kez seyrettim. Eski bir film, bir sitede şöyle özetlemiş yorumcu; 

"Genç bir erkeğin aşk, kadınlar ve kendisiyle ilgili keşiflerini anlatan güzel bir film. Erkek kahramanımız kendinin farkında, genç fakat olgun,kendini ve başına gelenleri sorgulayabilen bir yazar. Aşkın da kişisel gelişimin bir parçası olduğu, içine düştüğünüzde yaşadığınız güzelliği, terk edildiğinizde yaşadığınız acıyı, acı geçmeye başladığında gerçeklere dönüşünüzü, uzun süreli ilişkilerde aldatılmayı, ölümcül hastalıkların insan üzerindeki etkileri her yaş grubundan (tam tabiriyle 7'den 77'ye) kadınlarla olan etkileşimleriyle ustaca anlatılmış. Oyuncu seçimi çok yerinde olmuş. Filmin sonunda da hayatın doğal akışını hissediyorsunuz. İzlenmeli... "

“In the land of women”-Aşk diyarında ismiyle Türkçe'ye çevrilmiş 2007 yapımı, Meg Ryan da oynuyor. Filmde canlandırdığı karakter ise 40 lı yaşlarda, iki çocuk yetiştirmiş lakin büyük kızı ile arası oldukça soğuk, kocasının da aldattığı ama evliliğini hiçbir şey yokmuş gibi sürdüren bir kadın. Üstüne üstlük de gögüs kanseri olmuş. Birgün evinin karşısındaki yaşlı ve huysuz komşusunun torunu 26 yaşındaki bir yazar çocuk da sevgilisinden ayrılıp kafa dinlemeye geliyor bu küçük şehre ve bunlar beraber yürüyüşler yapmaya başlıyorlar, kimseyle konuşamadıkları konuları konuşacak bir frekans yakalıyorlar, hani var ya Lale Müldür'ün şiirinde, 

"Bazen bir insanla bir şey olur, 
kısa süren bir şey, 
iki geyiğin sıçrayıp havada öpüşmesi gibi, 
bazı insanlarla yıllarca görüşşen bir sey olmaz" 

babından bir elektrik uyumu yakalıyorlar. Birbirleri ile sohbet edebilmek için gün hatta dakikaları sayıyor, sabah erken saatlerinde alarm kurup uyanarak önemli bir yere yetişecek gibi heyecanla hazırlanıyorlar. Sonra da hikaye içinde bir sürü şey oluyor, belki seyredersiniz diye tam olarak anlatmayayım, en sonunda bir şey olmuyor hayat olağan akışında devam ediyor, genç çocuk kafasını topluyor ve ayrılıyor şehirden, ama artık öylesi bir dost tanıdıktan sonra o şehre geldiği aynı kişi değil...Giderken bir mektup bırakıyor kadına, onun hiç almadığı cinsten bir mektup, değerinin farkına varılarak bakış açısını güçlendirdiği, hatta farkına varmadan duruşu ile de alıcıları açık yazar çocuğa faydasından ötürü teşekkür içeren, kadının farkına varan bir gözün gönülle birleşen dilini aktarıyor mektupta. 

O mektubun satırları arasında şöyle bir şey yazmış genç yazar ” 13 yaşındayken odama kapanır aynı şarkıyı defalarca dinler ve yazmaya çalışırdım, bir gün iyi bir şey yazarım da birisi beni sever diye beklerdim. Herşeyi olmuş farz ederdim, hiçbir şeyi fazla denemedim, sen hiçbirşeyi olmuş farzetmiyordun.” 

Tabi ben burda "bir gün iyi bir şey yazarım da birisi beni sever diye beklerdim" cümlesine takıldım. Sahi neden yazar insan, neden bunca şair var, nedir insanların aradığı...Ya da doymak bilmediği sevgi mi? Sevilmek bu kadar önemli mi, belki de insanın aradığı kalbini dolduracak bir sevgidir, bir kelimedir belki peşinde ömür harcanan.

Şöhretinin zirvesindeyken, genelde yazarların sahip olmadığı kadar ekonomik durumu iyi iken ve yayıncılık yapan bir adamla evliyken, sadece yazı yazmak için bir kır evi, hizmetçileri, çocukları varken hayatına son veren İngiliz yazar Virginia Woolf'un da dediği gibi "Tek kelime yeter; ama ya insan o kelimeyi bulamazsa?" 

Yüreğimizin kilidine uyacak ve mütemmim cüzünüz olacak o kelimeyi bulabilmemiz dileğiyle... Gerisi pek de önemli değil hatta teferruat...

HANDAN KILIÇ  

6 yorum:

  1. Bu nasil guzel bir ifade edis... Uc bes satira sigdirilan duygu desteleri.. cok farkli bir pencere sizle gordugum.... bir yazidan cok daha fazlasi...yine keyifle okudum sizi kadikizi...

    YanıtlaSil
  2. 1 kasım 2013 de yazıdıgınız bu yazı ve ben bugün 15 haziran 2014 arasında gecen zaman....ve gercekten "Tek kelime yeter; ama ya insan o kelimeyi bulamazsa?" ...yı bulmak kadar guzel bir şey yok...her insanda degişik bu kelime ve diyor ki gönlüm size ...kaleminiz ve yureginize saglık...demekte

    YanıtlaSil
  3. Çok teşekkürler ümit :) kuşların bile kaderle uçtuğu bir dünyada karşılaşmK da bır yazıya rastlamak da kaderledir hoşgeldin :))

    YanıtlaSil
  4. Öncelikle merhaba, sizinde başınıza gelmiştir bazen bir herkesin uğrak yeri olan arama motoru google'den bir söz hakkında bir şeyler okumak istersiniz ve daldan dala atlayıp çok farklı yerlerde kendinizi bulabilirsiniz, benimde öyle oldu ve inanın sizin yazınızı okuduktan sonra internette ne aradığımı unuttum film hakkındaki eleştiriniz ve hayata karşı olan bakışınızın bir kısmını anlattığınız bu yazıyı keyifle okuduğumu belirtmek istedim, böyle güzel bir filmi izlememede vesile olduğunuz için teşekkür ederim. ;)

    YanıtlaSil
  5. merhaba nurullah çağlak:) dediğiniz karşılaşmaları çok yaşadım çok güzel yazılar okudum güzel insanlarla tanıştım blogla tanışmanıza sevindim gerçekten hoş bir filmdi. bu arada blog dışında 2015 ağustos ayında AKIŞINA BIRAK adlı kitabım çıktı. internet üzerinden tüm sitelerde bulabilirsiniz kitaba dair yorumlarınızı da beklerim kitap dan da keyif alacağınızı umuyorum

    YanıtlaSil