15 Haziran 2015 Pazartesi

ELA BİR ELVEDA*



Beni seviyor musun dedi kadın gözleriyle
Ölüyorum dedi adam bakarken o ela gözlere…
Sustular çaresizce… Mesafeleri yıktıkları  o an’a inat döndüler sırtlarını birbirlerine.
Koşar adımlarla uzaklaştılar kalplerinin sesinden, keder yerleşirken gözlerine…
Adam denizin kenarında yürüdü bir başına… Sigarasını yaktı… mısralar döküldü dilinden sessizce, “Ela bir elveda”  diye.
“Gün battı
Ela bir gece başladı
Gün battı
Ela bir elveda yaşandı
Çokça beklemiş bir adam ile
Çokça geç kalmış bir kadın arasında
Ela bir elveda yaşandı
Gün battı
Ortalığı ela bir hasret kokusu sardı” (*) İsmail Odabaş
Bazı şiirler vardır yakalar sizi bir yerinden tutar alır içine. İşte böylesi bir zamanda okudum bu şiiri, yürek kokusu üzerinde.
Vedalar zordur, hele de mecburi ise…
Yürek bir yandan tutuşup kaldıysa o ateşle, sönmesi mümkün değildir kendi kendine.
Ayrılıklar, büyütür o ateşi, rüzgar gibi estikçe.
Ne kadar uğraşırsanız uğraşın o ateşi ancak  yakan söndürebilir, yanına yaklaşıp havayla teması keserse.
Ela bir elveda yaşanmadan önce, hani aynı şehrin sokaklarını adımlarken heyecan doludur ikisi de.
Her köşe başından çıkabilir; belki karşıdan gelen kalabalığın içindedir ya da sahildeki çay bahçesinde… Tek şekerli bir çayı karıştırırken düşünüyordur sevdiğini belki de…
Yanında dört adam vardır, gündem yoğundur, konuşmak için yarışırlarken birbirleriyle o sessizce duruyordur içlerinde. Her şey bir gürültüden ibarettir ondan bahsetmedikçe…
Göremese de görebilme ihtimali varken umutludur kadın, geçtiği her sokak, her caddede. Kimsenin ondan alamayacağı, dokunamayacağı bir hayalin sahibidir gecelerde.
Hasretin yanık kokusu ara ara yayılsa da çevreye, yine yeniden karşılaşabilirler diye umutludur adam yoksa onca yolu yürür mü sabah sabah, o sıradan fırının ekmeği için evinden en uzak yere.
Ama işte, ela bir gecede, elveda diyen o gözlere koca bir hüzün gelir otağ kurar, kalpten kalbe görünmez yolda  birbirlerinin hayaliyle yürüyenlere…
Geçip giderken her şey hayatın mecburi istikametlerinde geriye kalan tek şey ölmeyecek bir aşktır gönüllerde.
Ve hayat indirir perdesini bu dönemeçte…”Ela bir elvedadır” zihinlere kazınacak son sahne…
Kim bilir kaç aşık veda etti  böylesi bir gece de…

HANDAN KILIÇ